Gulet ustaları devletten destek bekliyor

Muğla'nın Marmaris ilçesinin Bozburun beldesinde evlerinin bahçesinde ve tarlalarda yaptıkları ahşap guletleri (iki direkli, yelkenli savaş gemisi) dünyaya ihraç eden son gulet ustaları devletten destek bekliyor.
Bozburun Belediye Başkanı Cemil Şener yaptığı açıklamada, tekne yapımcılığının 1950'li yıllarda Yunanistan'dan bölgelerine geldiğini, başlangıçta küçük marangoz atölyelerinde Sandal ve balıkçı kayıkları yapılırken 1970'li yıllarda bölgenin turizmle tanışmasıyla daha büyük teknelere ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Marangoz atölyelerinde yetişen ustaların 35 metreyi bulan guletler yaptığını kaydeden Şener, "O zamanlar atölyelerde yılda 2 gulet yapılıyordu ve bu sayı yıl sonunda toplamda 70 guleti buluyordu. Üretilen guletlerin büyük bir bölümü dünyanın farklı ülkelerine ihraç ediliyordu" dedi.
Başkan Şener, o tarihlerde Marmaris'ten Antalya ve İstanbul'a kadar Türkiye'nin denizlerinde Bozburunlu ustaların yaptıkları guletlerin dolaştığını, ustaların siparişleri yetiştirmekte zorlandıklarını belirtti.
Son yıllarda talepteki azalmaya dikkati çeken Şener, Bozburun'da geçmişte 36 olan tekne yapım atölyesi sayısının 5'e düştüğünü söyledi.
Şener, "Deniz trafiği dolma noktasına geldiği için artık çok fazla tekneye ihtiyaç yok. Bozburun'da şu anda yaklaşık 400 tekne bulunuyor. Bunların 110'u turizm amaçlı kullanılan guletler. Beldemizin nüfusu yaklaşık 2 bin 200, bu kişilerin yüzde 85'i deniz turizminden geçimini sağlamaya çalışıyor. İlk önce hayvancılıkla uğraşan halkımız daha sonra süngercilik, şimdi ise teknecilik yapıyor" diye konuştu.
-Babadan oğula geçen ustalık-
Bozburun'da evlerinin bahçesinde yaklaşık 35 metre uzunluğundaki ahşap guleti tamamlamak için 1,5 yıldır çalışan gulet ustası Süleyman Bütün, ustalığı babasından devraldığını ifade etti.
Ailesinin 22 yıldır ahşap gulet yaptığını belirten Bütün, "Yaklaşık 1 milyon 500 bin liraya malolacak bu guleti 2 yılda tamamlamayı planlıyoruz. Son gulet ustaları olarak devletten destek bekliyoruz. Devlet bizlere uzun vadeli ve 2-3 yıl geri ödemesiz kredi desteği sağlarsa bu meslek yeniden hayat bulur ve istihdam artar" dedi.
Marangoz atölyesinde yaklaşık 1,5 yıldır 32 metre uzunluğundaki guleti yapmaya çalışan Turgut Ay ise bu mesleğin yok olmaması için destek beklediklerini kaydetti.
Mayıs ayında bitirmeyi hedeflediği guletin yaklaşık 1,5 milyon liraya mal olduğunu belirten Ay, tekneyi mavi yolculuk turizminde kullanmak istediğini söyledi.
-Yeni ustalar yetişmiyor-
Deniz Ticaret Odası (DTO) Marmaris Şube Başkanı Hasan Mengi de yaptığı açıklamada, yeni ustalar yetişmediği için gulet yapımının bitme noktasına geldiğine işaret etti.
Avrupa'da yaşanan ekonomik krizin de yeni guletlerin yapımını etkilediğini bildiren Mengi, bu işten gelir edemeyen insanların turizm sektörüne yöneldiğini söyledi.
Bozburun'da tersane yapılması projesini hayata geçirmek için uzun uğraşlar verdiklerini ifade eden Mengi, projeye bekledikleri desteği bulamadıklarını belirtti.
Mengi, tersane yapılması durumunda Bozburun'un Türkiye'nin gulet üretim merkezi haline geleceğini söyledi.
www.DenizHaber.Com.tr
**************************************************************************************************************
Çılgın Türk'ün yolculuk kitabına büyük ilgi

'Kayıtsız III' adlı teknesiyle hiçbir elektronik seyir aleti kullanmadan tek başına dünya turu yapan 'Crazy Turk' (Çılgın Türk) olarak anılan İzmirli denizci 47 yaşındaki Özkan Gülkaynak, yazdığı kitapla deniz tutkunlarına farklı bir hizmet sundu.
'Çılgın Türk'ün yolculuk kitabına büyük ilgi
'Kayıtsız III' adlı teknesiyle 2006- 2009 yılları arasında hiçbir elektronik seyir aleti kullanmadan tek başına dünya turu yapan ve Türk bayrağını okyanuslarda dalgalandıran 'Crazy Turk' (Çılgın Türk) olarak anılan İzmirli denizci 47 yaşındaki Özkan Gülkaynak, yazdığı kitapla deniz tutkunlarına farklı bir hizmet sundu. 1400'e yakın görsel malzeme, 100'den fazla teknik çizim ve 50'nin üzerinde harita içeren 'Özgürlük Hattının Batısına' adlı kitap, deniz tutkunlarından tam not aldı.
İzmir Limanı'na kayıtlı 7.95 metre boyundaki 'Kayıtsız III' adlı teknesiyle Pasaport Rıhtımı'ndan Kabotaj Bayramı olan 1 Temmuz 2006 tarihinde "Vira Bismillah" diyen Özkan Gülkaynak, 1 Temmuz 2009'da yine Pasaport'a gelerek dünya turunu tamamladı. Geçtiği ülkelerde 'Crazy Turk' (Çılgın Türk) diye çağrılan Gülkaynak, dünya turunu kapsayan ve aynı zamanda kendi hayatından kesitler ve deniyimlerinden örnekler sunduğu kitabını 1 Ekim 2011'de denizseverlerle buluşturdu. Kitabı okuyucuya uygun fiyatla ulaştırabilmek için bir dağıtım şirketi kullanmadan web sitesi üzerinden ve İzmir 'de faaliyet gösteren Piri Reis Denizcilik Derneği'nin gönüllü katkılarıyla satan Gülkaynak, kısa sürede 700 satış rakamını yakaladı.
Gülkaynak, DHA'ya yaptığı açıklamada, 'Özgürlük Hattının Batısına' adını verdiği kitabın dünya denizcilik tarihinde yazılmış bu kapsamlı gezi kitabı olduğunu söyledi. Deniz tutkusunun küçük yaşlarda başladığını ve bu konuda çıkan kitaplarla büyüdüğünü anlatan Gülkaynak, "Çok özgün bir yapıt oldu. Bu kitabı ticari bir beklenti içerisinde yazmadım. Tamamen Türk denizciliğine armağan olarak yazılan bu kitapla çocuklara ve gençlere örnek olmayı istedim" dedi. Kitapta teknik çizimler ve bütün dünya denizlerine ait haritalar bulunduğunu ifade eden Gülkaynak, "Okuyanlar, teknik çizimleri, doğa olaylarını, denizcilikle ilgili terimleri ve Kayıtsız III'te kullanılan rüzgar dümeni gibi birçok konuyu basit anlatım teknikleriyle bulabilecekler. Ayrıca dünya turu sırasında gittiğim 40 ülkenin fotoğraflarını da görecekler" dedi.
ÜRETİM DEĞİL KORUMAK ÖNEMLİ
Kitabı kendini anlatma maksadıyla yazmadığını da belirten Gülkaynak, "Denizcilik kişiliğimin oluşumunda beni etkileyen hayat deneyimlerimi anlattım. Ayrıca denizlerden karalara bakmanın farkını yansıttım. Gelişim denilen büyüme hızını denizden baktığınızda çok daha iyi algılarsınız. Üretirken, varolanı bozmadan yapabilmek, yani korumak önemli. Denizden baktığınızda dünyadaki bu tahribatı çok daha iyi anlarsınız" dedi.
HERKESİN ULAŞMAYI İSTEDİĞİ BİR HAT VAR
Kitabının ismi hakkında da açıklamalarda bulunan Özkaynak, herkesin hayatında ulaşmayı istediği bir hat olduğunu söyledi. Hayalinin istediği koşullarda yaptığı bir tekne ile dünyayı dolaşmak olduğunu kaydeden Özkan Gülkaynak, "Bunu da başardım. Yani bu hattın ötesine geçtim. İnsanların hayallerini gerçekleştirme isteğine olan inancımdan dolayı bu ismi verdim. Dünya turu sırasında hep batıya seyrettiğim için de Özgürlük Hattının Batısına dedim" diye konuştu.
GELİRİ PROJELERE
85 lira olan kitabın satışını www.kayitsiz.com adlı internet sitesi üzerinden yaptığı kaydeden Gülkaynak, elde edilecek gelirin büyük kısmının denizle ilgili yazmayı düşündüğü kitaplar ve idealist projeler için kullanılacağını söyledi. Gülkaynak ayrıca, gençleri vatanseverlik duyguları ve doğa sevgisiyle yetiştirme, dünya denizlerine kendi başlarına seyir yapabilecek kapasiteye getirme arzusuyla bir denizcilik okulu kurmak istediğini de belirtti.
Özkan Gülkaynak kimdir?
1965 İzmir Karşıyaka doğumlu Özkan Gülkaynak, denizcilik kültürüyle ve yelkenle, çok erken yaşlarda, Urla Çeşmealtı'ndaki yazlıklarında, kendi teknelerinde tanıştı. Bu tutku, ortaokul, lise ve üniversite öğrencilik yıllarında Ege ve Akdeniz'de, yurtdışı eğitimi sırasında Manş Kanalı'nda ve Atlantik'te çoğu zaman yalnız yaptığı seyirlerle devam etti. Gülkaynak, denizcilik kültürü olmayan bir toplumun denizleri nasıl kirlettiğini, kıyıları nasıl yağmalayıp tahrip ettiğini protesto etmek amacıyla başladığı dünya turunun sonunda kitap yazdı. Modern seyir cihazlarına karşı olmamakla birlikte, genç amatör denizcilerin elektronik aygıtlara körü körüne bağlı şekilde yetişmelerinin yanlış olduğuna inanan Gülkaynak, dünya turunda hiçbir elektronik seyir aleti kullanmadı, seyirlerini harita, pusula ve sekstant gibi geleneksel araçlarla yaptı.
www.DenizHaber.Com.tr
*************************************************************************************************************
Bodrum'un güzelliklerini dünyaya tanıttılar
Bodrum Kupası Ahşap Yelkenli Yat Yarışları'na katılan yerli ve yabancı yaklaşık bin yelkenci, Gökova'nın eşsiz güzellikteki koylarını keşfetti.26 Ekim 2011 / 13:40Bodrum'un güzelliklerini dünyaya tanıttılar
Muğla'nın Bodrum ilçesinde, düzenlenen ''Bodrum Kupası Ahşap Yelkenli Yat Yarışları''na katılan yerli ve yabancı yaklaşık bin yelkenci, Gökova'nın eşsiz güzellikteki koylarını gezdi.
Era Bodrum Yelken Kulübü'nce düzenlenen organizasyona katılan 300'ü yabancı yaklaşık bin yelkenci, Bodrum-Gökova arasındaki Acıbadem etabı ile start alan ve Gökova-Çökertme arasındaki Claudio Campione, Çökertme-Kisebükü arasındaki Denizbank, Kisebükü-Bodrum arasındaki Vodafone etabı ile Gökova'nın turkuaz mavisi sularında yelken açtı. Birbirleriyle kıyasıya yarışan yelken tutkunları, fotoğraf makineleri ve kameraları ile Gökova'nın turkuaz mavisi koylarını görüntüledi.
Ahşap Yelkenli Yat Yarışları'na katılan Fransız ve İngiliz misafirler, etkinlik sayesinde Bodrum'un doğal güzelliklerini ve masmavi koylarını keşfetme fırsatı yakaladıklarını anlatarak, rüzgar az olmasına rağmen tatil havasında geçen bir etkinlik olduğunu söylediler.
Yabancı konuklar, etkinliğe ilk defa katılan yarışçıların da şimdiden yaz sezonunda Bodrum'da tatil yapmak için plan yapmaya başladıklarına dikkati çektiler.
Yarışma boyunca konaklanan koylarda kostüm yarışması ve nefes teknikleri çalışması gibi etkinlikler de düzenlendi. Yarışmada yerli ve yabancı gazetecilerin çektiği fotoğrafların yurt içi ve yurt dışındaki çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanacağı ve Gökova'nın tanıtılacağı bildirildi.
''Cennet koylarda yelken açtık''
Yarışmanın Organizasyon Komitesi Başkanı Erman Aras, yaptığı açıklamada, Bodrum Kupası Ahşap Yelkenli Yat Yarışları'nın bu yıl rüzgarın az olmasına rağmen zevkli geçtiğini söyledi. Yarışmanın bu yılki rotasının Gökova olduğunu anımsatan Aras, ''Çünkü Gökova bize bırakılmış büyük bir miras. Biz de yelkenciler olarak bu güzel koyda, cennet koylarda yelken açtık, pozlarımızı verdik. Bu mirası bizden sonrakilere kalması için yerli ve yabancı basında yanımızda oldu'' dedi.
Gökova'nın cennet koylarını binin üzerinde yerli ve yabancı yelkenci ile çok sayıda basın mensubuna gösterme fırsatı bulduklarını ifade eden Aras, şunları kaydetti:
''Hep beraber bu koyların gelecek nesillere bırakılması için anons yaptık. Bu koyları bozmayalım, gelecek nesiller bu güzellikleri yaşasın. Yat festivali aynı zamanda turizmde tanıtım açsından bakıldığında büyük şans veriyor bize. Yelkenli yatların her yıl yenilerinin yapılarak yarışmaya katılması Türk yatçılığını ileri götürüyor. Yelken kullanımını teşvik ederek yelkencilerin becerilerini artırıyoruz. Aynı zamanda turizm sezonunu uzatıyoruz. Güneşe endeksli şekilde yat turizmi değil, rüzgarı da kullanarak kış boyunca mavi yolculuk yapabilme imkanı buluyoruz.''
''Tekne sayısı artırılmalı''
Deniz Ticaret Odası (DTO) Bodrum Şubesi Başkanı Gündüz Nalbantoğlu ise organizasyona katılan yerli ve yabancı basın mensuplarının yöreyi, yarışmayı tanıtmasının turizme olumlu etkisi olacağını söyledi.
Yarışmanın ileriki yıllarda da mutlaka devam etmesi gerektiğine işaret eden Nalbantoğlu, ''Ancak organizasyonun karada yapılan kısmının biraz daha organize edilip daha büyütülmesi lazım. Şu anda biraz alan sıkıntısı var. Ama kara kısmı kuvvetlendirilirse denizdeki tekne adedi artarsa, çok daha ses getiren bir etkinlik olabilir. Organizasyon büyüdükçe Bodrum'un tanıtımı da bu oranda etkili olur'' diye konuştu.
''Gökova koyları korunmalı''
Gökova koylarının mavisi, yeşili ve iklimiyle çok güzel olduğunu anlatan Nalabantoğlu, şunları kaydetti:
''Güzel koy her yerde var, dünyanın başka yerlerinde de var. Ama bu güzellikte ve iklimde yok. Norveç'te de güzel koylar var ama soğuk. Gökova'da hem iklim, hem koylar çok güzel ve buranın korunması lazım. Gökova'nın yapılaşmaması, betonlaşmaması lazım. Biz DTO olarak çok çaba harcıyoruz bu konuda. Gökova Körfezi'nin başındaki Kisebükü çok önemli. Orada yapılaşmaya gidilmek isteniyor, otel yapılmak isteniyor. Biz buna sıcak bakmıyor, karşı çıkıyoruz. Çünkü Bodrum'dan kalkan teknelerin ilk durağı ve Bodrum'a gelen teknelerin son durağıdır. Stratejik bir koydur, çok güzeldir. Suyu çok temiz berrak, arkası yeşil ormandır. Zaten Bodrum'a gelen yabancıların fikri de buranın korunması yönünde. Maalesef orada şu anda termal su araştırması var. Termal su çıkırsa neticesi ne olur bilemeyiz.''
www.DenizHaber.Com.tr
Ege'nin iki yakasını turizm birleştirecek5 yıllık aradan sonra Atina'da toplanan 8. Yunan-Türk Turizm Forumu'nda iki ülkenin turizm bakanları arasında imzalanan anlaşma ile tur şirketleri İstanbul -Selanik-Atina ve İzmir'i aynı pakette pazarlamaya başlayacak.17 Ekim 2011 / 00:04Türkiye ve Yunanistan, Ege'yi dünyanın en iyi bilinen ve en çok ziyaret edilen turizm destinasyonu haline getirmek için işbirliğine gidiyor. Yakın bir tarihe kadar aralarında soğuk rüzgarlar esen iki ülke artık turizmde birlikte hareket edecek. Beş yıllık bir aradan sonra Atina'da toplanan 8. Yunan-Türk Turizm Forumu'nda, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ile Yunanlı meslektaşı Pavlos Yeroulanos tarafından imzalanan protokol ve deklarasyon ile Ege'nin iki yakası arasında turist trafiğinin geliştirilmesi, vize konusunda kolaylaştırıcı adımlar atılması ve ABD, Çin, Japonya, Hindistan gibi uzak pazarlara yönelik iki ülkeyi kapsayan ortak turların geliştirilmesi konularında mutabakata varıldı. Toplantıda 2012 yılının Ekim ayında toplanacak Türk-Yunan Turizm Forumu'nun İzmir'de gerçekleştirilmesi kararı da alındı.
DOSTLUĞA KATKI
Türk- Yunan dostluğuna büyük katkı sağlayacak işbirliğini Yeni Asır'a değerlendiren Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, iki ülkenin işbirliği ile Ege Denizi'nin ve bölgenin tarihi zenginliği, doğası, kültürü, gastronomi gibi değerlerinin tüm dünyaya tanıtılabileceğine dikkat çekti. Günay, "Dünya turizm pazarında Ege'yi en önemli ve cazip destinasyon haline getirmek mümkün. Aynı denizin kıyısında iki ülkeyiz. Bunun kıymetini bilmeliyiz. Avrupa'nın siyasi ve ekonomik bir birlik olarak yaptığından fazlasını, sofrası ve folklorü birbirine benzeyen iki ülke neden yapmasın? Güleryüzlü ve konuksever halklarız. Çok rahat işbirliği yapabiliriz" dedi.
"ONLAR İSTEDİ"
Yunanistan Kültür ve Turizm Bakanı Yeroulanos'un da bu görüşlere katıldığını aktaran Günay, önümüzdeki yıl toplanacak forumun İzmir'de yapılmasını Yunanlı meslektaşının önerdiğini kaydetti. 8 Aralık'ta İzmir'de başlayacak Travel Turkey 2011 Turizm Fuarı'na Yunanistan'ı da davet ettikleri bilgisini veren Günay, "Yunanlı meslektaşım Yeroulanos benim çok sevdiğim bir arkadaşım. Katıldıkları taktirde fuarın onur konuğu olacaklar. Kendilerini İzmir'de ağırlamaktan büyük memnuniyet duyacağız" diye konuştu.
8. Yunan-Türk Turizm Forumu'nda iki ülke arasında Turizm Karma Komisyonu Protokolü ve Turizm Forumu Deklarasyonu imzalandı.
İŞBİRLİĞİ İMKANI
Ege'nin iki yakasında turist trafiğinin daha da geliştirilmesi, vize konusunda kolaylaştırıcı adımlar atılması, ABD, Çin, Japonya, Hindistan gibi uzak pazarlara yönelik iki ülkeyi kapsayan ortak turların geliştirilmesi konularında mutabakata varıldı. Bu kararlar hayata geçtiğinde tur şirketleri İstanbul -Selanik-Atina ve İzmir'i aynı pakette pazarlamaya başlayacak. Yunanistan'a gelen turist aynı zamanda Türkiye'yi de ziyaret edecek. Atina'daki görüşmelerde ortak tur programlarının tanıtımına yönelik faaliyetler, seyahat acentaları, konaklama tesisleri, turizm yatırımları, turizm mevzuatı, turizm eğitimi, hava ulaşımı, deniz ve özellikle kruvaziyer turizminde işbirliği olanakları konuları da ele alındı. Toplantılara bakanlık yetkilileri dışında Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB), Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED), Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği (TUROB), Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Deniz Ticaret Odası ve Deniz Turizmi Birliği yöneticileri de katıldı.
"Sınırları zorlayacağız"
Yunan Bakan Pavlos Yeroulanos forumda yaptığı konuşmada iki ülke arasında turizm işbirliğinin önemine değindi. Yunanistan'ın Schengen vizesinin kolaylaştırılması için tüm gücüyle çalıştığını belirten Yeroulanos, "Avrupa'nın dostları için olduğu kadar, ekonomilerimiz için de doğru olan budur. Türkiye bu konuda bizi müttefik olarak yanında göreceğini bilmeli. Türk ve Yunan turizmi olarak birlikte yapacağımız çabalarla, vize konusunun vazgeçirici bir unsur olmaması için tüm sınırları zorlayacağız" dedi. Schengen anlaşması ve vizesinin amacından saptığını ima eden Yunan bakan, şöyle devam etti: "Schengen anlaşması, her Avrupa vatandaşına, birbirlerine saygılı olmayı bilen ülkelerden oluşan bir bölgede serbestçe dolaşma olanağı tanıyabilecek büyük bir vizyondur, ya da öyleydi. Ancak, süre içinde Schengen'in vizyonu şekil değiştirdi. Anlaşma, yasadışı göçü engellemeye çalışırken, yavaş yavaş bir dışlama mevzuatı haline geldi. Shengen asıl amacı yerine, daha çok Avrupalıların sözde birşeyler yaptıkları konusundaki kuruntularına hizmet ediyor."
Anlaşma kapsamında neler yapılacak?
* Ege'nin iki yakası arasında turist trafiğinin geliştirilmesi için çalışılacak.
* Vize konusunda kolaylaştırıcı adımlar atılacak.
* ABD, Çin, Japonya, Hindistan gibi uzak pazarlara yönelik iki ülkeyi kapsayan ortak turlar geliştirilecek.
* Kararlar hayata geçtiğinde tur şirketleri İstanbul -Selanik-Atina ve İzmir'i aynı pakette pazarlamaya başlayacak.
* Yunanistan'a gelen turist aynı zamanda Türkiye'yi de ziyaret edecek.
www.DenizHaber.Com.tr